|
Abbas Beyin, Cibranlı Halit Beyi, Karapınar Köyündeki Evinde Ağırlaması Atatürk’ün, Sarıkamış’ı ziyareti sonrasında Cibranlı Halit Bey, Karakurt’ta, Halil Beyin misafiri olmuştur. Halil Bey, misafirini töreye uygun olarak ağırlamıştır. Cibranlı Halit Bey, cumhuriyet idaresinin Kürtleri dışladığını, bu nedenle yakın zamanda bazı girişimlerde bulunacaklarını ve geleceğe ilişkin düşüncelerini Halil Beye anlatmış ve desteğini istemiştir. Halil Bey, sözü Sarıkamış Harekâtı’na getirmiş ve 1914 yılı kışında yaşanan olayları, Cibranlı Halit Beye hatırlatmış. O zaman, aşiret beylerinin vermiş oldukları sözlere rağmen, hem onu hem de kendisini nasıl yüz üstü bırakıp gittiklerini hatırlamasını istemiştir. Aşiret reislerinin bahtsız olduklarını, kendisini bir kez daha yüzüstü bırakacaklarını örnekler vererek usulünce anlatmış. Gerek bu sebepten ve gerekse kendi inançlarının devletten yana olma fikri üzerine inşa olduğundan, yardımcı olmayacağını söylemiştir. Sohbet sırasında, Cibranlı Halit Bey, içinde taşıdığı kuşkuyu Halil Beye anlatır. “Atatürk görüşmek üzere beni çağırtmış, ben bunda pek hayır görmüyorum, galiba kulağına bir şeyler fısıldamışlar.” diyerek, olacaklar ile ilgili endişesini dile getirmiş. Halil Bey ise “Niye telaş ediyorsun, kongre zamanı beraber değil miydiniz? Yanına gider, her şeyin yolunda olduğunu söyler, güvence verirsen, bir problem olmaz.” şeklinde cevap vermiştir. Miralay Cibranlı Halit Bey, Erzurum’a dönmüş ve ilgililerle görüşmelerde bulunmuştur. Kendisine Kürt meselesini kurcalamaması ve bu işten uzak durması tavsiye edilmiştir. Ancak gelişen olaylara bağlı olarak Aralık 1924’de Erzurum’da tutuklanmıştır.
Miralay Cibranlı Halit Bey, tutuklandıktan sonra, kuzeydeki aşiret köylerinden güneydeki aşiret bölgelerine doğru zorunlu yolculuğa tabi tutulmuştur. Aşiretler üzerinde psikolojik baskı yaratmak amacı ile yaptırılan bu yolculuk, askeri birlik nezaretinde Erzurum-Kars’tan başlamış ve Bitlis’te son bulmuştur. Bu bağlamda zemherinin şiddetli bir günü akşamında Karapınar Köyüne getirilmiştir. Uzun yaya yürüyüşü ve kış şartları nedeniyle perişan bir hale gelmiş olan Cibranlı miralay Halit Bey, bilekleri zincirli ve askerler arasında, Abbas Beyin evine bitkin bir halde varmıştır. Abbas Bey, Cibranlı miralay Halit Beyle, abisi Halil Bey vasıtasıyla tanışmıştır. Erzurum Kongresi sırasında ve sonraki yıllarda tanışıklık samimiyete dönüşmüştür. Karapınar’a geleceğini önceden öğrenmiş olan Abbas Bey, Miralay Cibranlı Halit Beyi ve askerleri kapıda karşılamış. Miralay Cibranlı Halit Bey, Abbas Beyi görür görmez, “Şu insafsızlara söyle bileklerimdeki zincirleri çözsünler; soğuktan bileklerim koptu.”demiş. Abbas Bey, müfreze komutanına, Miralay Cibranlı Halit Beyin bileklerindeki zincirleri çözmesini söylemiş. Müfreze komutanı kabul etmemiş, Abbas Bey, bir aşiret beyini bu şekilde misafir edemeyeceğini, bunun töreye aykırı olduğunu, tüm sorumluluğu üstüne aldığını söyleyerek müfreze komutanını, birazda tehditle sonunda razı etmiş ve Miralay Cibranlı Halit Beyin bileklerindeki zincirleri açtırmış. Daha sonra Aslan Efendinin evinin tarafındaki misafir odasına (daha sonraki yıllarda samanlık olan oda) misafirlerini buyur etmiş. Derhal koyunlar kesilmiş, beylere yakışır bir sofrada yenilmiş içilmiş, yemekten sonra askerlerin bir kısmı köyün diğer evlerine dağıtılmış ve misafir odasında az bir insan kalmış. Abbas Bey ile Miralay Cibranlı Halit Bey muhabbeti koyulaştırmışlar. Abbas Bey, Miralay Cibranlı Halit Beye, “Bey, gel bu sevdadan vaz geç, Kazım Paşa nezdinde hatırımız olduğunu bilirsin, ona, aracı olmasını söyleriz. Atatürk’e söyletir, seni affettiririz.”der. Miralay Cibranlı Halit Bey, “Sen hiç dert etme Abbas Bey, bana bir şey olmaz. Eleşkirt’e varır varmaz, Abdülmecit Bey (Sipkanlı) beni kurtaracak, eğer orada bir aksilik olursa Tutak’ta Abdülmecit Bey (Topal) veya Patnos’ta Hüseyin Paşa beni bunların elinden alacak, gönlünü ferah tut.”demiş. Abbas Bey ise “Beyim, biz birbirimizi iyi tanırız, bak seni nasıl yarı yolda koyacaklar, gel şu meseleyi bir daha düşün.” demiş ise de, sonuç alamamıştır. Ertesi gün Miralay Cibranlı Halit Bey ve askeri müfreze yaya olarak Eleşkirt’te gitmek üzere Karapınar’dan ayrılmışlar. Miralay Cibranlı Halit Beyin geleceğini duyan aşiret reisleri, çeşitli bahaneler uydurarak mekanlarını terk etmişler, kat ettiği uzun yol boyunca kimseler onu kurtarmamış. Miralay Cibranlı Halit Bey büyük bir hayal kırıklığı ile Bitlis’e varmış. Kısa bir süre sonra Şubat 1925’te Şeyh Sait isyanları başlamış, isyanın bir amacı da Miralay Cibranlı Halit Beyi kurtarmakmış. İsyanlar devam ederken Miralay Cibranlı Halit Bey Nisan 1925’te Bitlis’te kurşuna dizilerek öldürülmüş, diğer yandan başlamış olan Şeyh Said isyanı da başarısız bir şekilde sonuçlanmıştır. Ailenin tahmin ettiği gibi isyana destek vereceklerini söyleyen çoğu aşiret sözünde durmamış ve isyan, farklı boyutlar kazanarak başarısız bir şekilde sonuçlanmıştır. Ailenin Atatürk’e ve yeni kurulmuş olan cumhuriyete yakın durmuş olması ve başlatılmış olan ayaklanmaya destek vermemiş olması, kimi aşiretlerin, aileye soğuk bakmasına neden olmuştur. ../. Selam ve sevgilerimle. Muhsin KARAKURT |