Perşembe, 29 Temmuz 2010
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil138
mod_vvisit_counterDün208
mod_vvisit_counterBu Hafta743
mod_vvisit_counterBu Ay5769
mod_vvisit_counterTüm Zaman93687
Sayaç
Yavuz KARAKURT PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   

İçimizden Biri

Yavuz KARAKURT

Baba tarafı için hemen klasikleşmiş Karakurt Ailesi soyağacına başvuralım. İsa Beq, Bayram Ağa, Kösem Abbas, Halil Ağa, Hacı Halil, Hüseyin Ağa, Halil Bey ve Yavuz Karakurt.

Hüseyin Zade Halil Beyin, Aziz, Hamit, Mehmet, Fazıl, Gültekin ve Yavuz adlı altı oğlu, Cemile ve Zennure adlı iki kızı vardır. Yavuz Karakurt, Halil Beyin en küçük çocuğudur.

1933 yılının Eylül ayı, Halil Bey, Ankara’ya bir iki ay sürecek uzun bir seyahate çıkacaktır. Kim bilebilirdi, bu seyahatin geri dönüşünün olmayacağını, seyahatin öte âleme kadar süreceğini. Aynı günlerde, Halil Beyin ikinci eşi Cemile Hanım hamiledir. Eylül ayı sonunda Halil Bey vurulmuş, şahadete ermiştir; doğacak oğlunu görmeden.

Annesi Kafkaslı, genç ve mahir bir Çerkez kızı olan Cemile Hanım’dır. Cemile Hanımın babası Kasım Bey, Güney Osetya’dan göç eden Osetinlerden olup, dört çocuk sahibidir; Farız (Firuzet), Cemile (Cemo), Lane ve Ali (Aluşka). Cemile Hanım, aynı zamanda Gaduşka Hanımın halasının kızıdır. Gaduşka Hanım, Enver, Avni ve Ahmet Kandemir ile Rahime Hanımın bacısı olup, sonraki yıllarda, şahadete ermiş olan Halit Beyin oğlu Yusuf Bey ile evlenmiştir.

Hamamlılı Cemile Hanım, 1925 yılının sonlarında18 yaşında iken Halil Bey ile evlenmiş olup, 1933 yılında dul kalmıştır. 1934 yılına girildiğinde hamile iken eşini kaybeden Cemile (Cemo) Hanım doğum yapmış; bir erkek çocuk dünyaya getirmiştir. Doğan yetim çocuğun adını “Yavuz” koymuşlar. Yetimlik az gelir, kısa süre sonra bu kez Cemile Hanım da rahmete ermiş. Artık küçük Yavuz öksüzdür.

Ana yok baba yok; Karakurt ile Karapınar arasında geçen meşakkatli çocukluk yılları. Kimler var onu büyütenler arasında: Öncelikle üç abisi; Aziz Karakurt, Hamit Karakurt ve Mehmet Karakurt. Bayanlar ise Hatice Nene ( Ina Kıre), Cevahir Nene(Ina Cewe), Nıno Hanım, Zehra (Zahire) Hanım.

Yaşam yolculuğunun gençliğe geçiş yıllarında, kimi zaman Sarıkamış, kimi zaman Erzurum vardır.  Bu günlerde Farız (Firuzet) teyzesi, onun adeta koruyucu meleğidir. Deli dolu duyguların yarattığı girdaplar içinde akıp geçen yıllar ve bu arada bitirilen ortaokul.

Yıllar yılı yaşanan zorluklar, ruhu da bedeni de yoğurmuş, sonuçta, artık gözünü budaktan esirgemeyen sırım gibi bir genç ile karşı karşıyayız. Uzun boylu, atletik yapıya sahip Yavuz Karakurt, askerliğini 1955-1957 yılları arasında, Isparta Dağ Tabur Komutanlığı’nda yapmıştır.

Askerliğini bitirdikten sonra avare geçen üç yıl, kabına sığmayan bir genç, köyde kavgalar, hırçınlıklar. Bu serüvenlerin ardından yaşanan durulma ve gerçek hayata geçiş.  Önceliği evlenmeye vermiştir. Amcası Abbas Beyin küçük kızı Sabiha Hanım ile 1960 yılında nişanlanır.  Bu dönemde Abdullah Karakurt devreye girmiş ve aynı yıl Devlet Demir Yolları’nda işe başlamıştır. İlk iş yeri, Kars Gar Müdürlüğü’dür. Biraz işe ve çevreye alıştıktan sonra, maddi durumunun da iyileşmesi ile düğüne karar vermiş ve 1962 yılının Eylül’ünde, Karapınar’da evlenmiş.

Devlet memurluğu 1960 yılında başlamış ve 31 yıl sürdükten sonra 1991 yılında emeklilikle sona ermiştir.

Bir devlet memurunda olması gereken tüm meziyetlere sahipti. Kılık kıyafeti düzgün, memuriyet adabını bilen, işine son derece bağlı ve düşkün bir kişiliğe haizdi. Bu özelliğinden dolayı memuriyeti boyunca çok sayıda takdir belgesi ve ödül almıştır.

Memuriyetini Kars, Kızılçakçak, Selim, Yeniköy, Merzifon, Sarıkamış’ta sürdürmüştür. Memuriyetini sürdürürken liseyi bitirmiştir. 1983-1991 yılları arasında Sarıkamış Gar Şefliği yapmış ve buradan emekli olmuştur. Emekli olduktan sonra Erzurum’a giderek yerleşmiştir.

Yavuz Karakurt mazbut bir aile babasıydı, huzuru ve mutluluğu daima evinde aramıştır. Sabiha Hanım ile olan evliliğinden üç çocuğu olmuştur.

İlk çocuğu ve aynı zamanda büyük kızı Tülin’dir. Tülin teyzesinin oğlu Ayhan Karakurt ile evli olup, Nezih adlı oğlu vardır. Küçük kızı Elvin olup, meslektaşı Doğan ile evlidir. Tek oğlu Engin olup, o da babası gibi demiryolcudur. HalenTCDD Erzurum Garında görev yapmaktadır. Engin önce Kadriye ile daha sonra Zennure ile evlenmiştir. İlk evliliğinden Sıddık  Emre adlı oğlu, ikinci evliliğinden ise Elif ve Emre Can adlı çocukları olmuştur.

Yavuz Karakurt, iştah olarak pekiyi değildi, bu nedenle zayıf aynı zamanda zarif bir görüntüsü vardı. Çok cömert biriydi, varlığını paylaşmayı severdi. Çok alçak gönüllüydü, nezakete çok dikkat ederdi. Duygularını bastırır, tebessümünü yüzünde eksik etmezdi. Seviyeli hitabı ile karşısındakine daima değer verirdi. Her zaman böylemiydi, tabii ki hayır. Çocukluktan, işinin yoğunluğundan ve irsiyetten gelen sinirli bir yapısı vardı; eşi Sabiha Hanım, Yavuz Beyin bazı zamanlar oluşan bu huyundan payına düşeni fazlası ile nasiplenirdi.  Sabiha Hanıma takılmayı pek severdi, onu kızdıracak esprileri yaptığında çok mutlu olurdu.

Akrabalarına düşkündü, elinden gelen her türlü iyiliği yapmaktan kendini alıkoymazdı. İstasyona uğrayan her akrabasına yardım etmeyi, ikramda bulunmayı görev bilirdi.

En büyük hobisi arıcılıktı. Kafkas arısını iyi tanır, bu arıya ait her türlü bilgiyi büyük haz alarak ilgilenenlere anlatırdı. Topdağı’nda (Yeniköy’de) görev yaptığı yıllarda, gerçek anlamda arıcılık yapmıştır. O yıllarda Kafkas arısından elde ettiği bal, çevrede nam salmıştı.

Son yıllarında yaşlılığa bağlı olarak bazı rahatsızlıklar geçirmiştir. 1934 yılında başlayan yaşamı, 69 yıl sonra 2003 yılı sonlarında Erzurum’da ki evinde, eşi Sabiha Hanımın kollarında sona ermiştir. Cenazesi Erzurum Şehir Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Selam ve sevgilerimle…
Muhsin KARAKURT