karakurtlar36 Ziyaretçi defteri Mesajları
« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici GirişForum Giriş| osman öztürk/ankara 15/05/12 12:54 |
![]() | ||
| merhaba ben osman öztürk.çalışmalarınızı ve sitenizi takip ediyorum.bir öğretmen olarak başarılarınızın devamını dilerim | |||
| gonca zehra demet /karapınar 06/05/12 10:06 |
![]() | ||
Bütün karakurtlu annelerin anneler gününü candan kutlarız![]() | |||
| didem ve zehra /karapınar 21/04/12 17:10 |
![]() | ||
bütün karakurtların kutlu doğum gününü canı gönülden kutlarız ![]() | |||
| deniz koç/kars sarıkamış 30/03/12 19:11 |
![]() | ||
|
slm ben kars sarıkamış yayıklı köyünden cemal koç un ogluyum ve eş dost akrabalarımı arıyorum istanbulda yaşıyorum burdan bulmayı ve tanışmayı ümit ediyorum herkeze slmlar | |||
| Zeynep yılmaz/ankara 20/02/12 18:15 |
![]() | ||
| Çok güzel ve faydalı bir web sitesi hazırlamışsınız. Başarılarınızın devamını diliyorum | |||
| Selcuk Karakurt/Almanya 14/02/12 23:03 |
![]() | ||
|
İçindeki ÇOcuk İçindeki çocuğu, bırakma büyümesin… Alsın versin soluğu, Büyüyüp yürümesin… Tatlı, şirin, afacan Can olmuşum ona can O, yüzünde gül açan İçindeki çocuğu Bırakma büyümesin Sevsin sevsin durmasın, Sen onunla dünyasın, Bırak rahat oynasın, İçindeki çocuğu bırakma büyümesin… Keder öğretme ona, O küçücük o daha, İçten diyor merhaba, İçindeki çocuğu Bırakma büyümesin Gürsoy Solmaz | |||
| Tülay Yaşurgan/Ankara 30/01/12 00:50 |
![]() | ||
|
Siteniz çok başarılı olmuş, ilk ziyaretim olmasına rağmen gözüme çok hoş göründü. Rahatlıkla tavsiye edebilirim. Yapımında emeği geçenlere teşekkürler.. | |||
| web yayin ekibi/ 14/01/12 23:03 |
![]() | ||
|
http://www.erzurumkurtulus.com/yoremizdeki-milli-kahraman-halit-bey-makale,68.html br> YÖREMİZDEKİ MİLLİ KAHRAMAN: HALİT BEY 13 Ocak 2012 Yard.Doç.Dr. Gürsoy SOLMAZ gsolmaz@mynet.com Sarıkamışlı Karakurt ailesinden Hüseyin Ağa oğlu Halit Bey’in Ruslar Tarafından Şehit Edilmesi… (1918) Sarıkamış Harekatının anıldığı bugünlerde bu yörede yetişmiş ve Ogünlerde gerek yöresinin gerekse de Osmanlı İdaresinin varlığı için mücadele etmiş ve bu uğurda şehit edilmiş olan Sarıkamışlı Karakurt ailesinden Hüseyin Ağa oğlu Halit Bey’in Ruslar Tarafından Şehit Edilmesini yazmak bize düşen tarihi bir görevdir.Araştırmamızın bu zaviyeden değerlendirilmesi elbette gerekli olandır. 1293 Harbi neticesinde yöremizin Rus işgaline girmesi ile birlikte Ruslar bir imparatorluk oluşlarının da gereği yeni hakim oldukları Osmanlı topraklarındaki ahaliyi kendilerine bağlamak adına uygun siyaset gütmüşlerdir. Elbette onların bu siyasetine Osmanlı halkı da ellerinden geldiğince siyasi anlamda uygunluk göstermişlerdir. Yani yeni egemen olan ile yeni tebaa olmuşlar arasında bir değişik şekillerde yorum yapılacak sosyolojik boyutları da olan gelişmeler vaki olmuştur. Kısaca Rus idaresi seçkin aile çocuklarını okutarak, kendi bünyelerinde hizmet verip, onların bu aksiyonundan yararlanmak yolunu seçmiş ve uygulamıştır. Buradan yola çıkarak o siyasetin gereği olarak yerli Kürt aşireti (Erivan/Revan Göçmeni olmayan) önderlerinden olan Hüseyin Ağa’nın oğlu Halit Bey de, Rus subayı yetiştirilmek üzere alınıp okutulmuş, sonrada kendi yöresinde görevlendirilerek mensup olduğu aile ve çevresine hoş görünmek ve ayrıca da öyle bir ilişki ile de idaresine kolaylık yolunu bulmuştur. 1914-15 Sarıkamış Harekâtında ve sonrasında Karakurt ailesi mensupları daima Osmanlı tarafında ve Osmanlı lehinde faaliyetler içinde olmuşlardır. Bu anlayış vatan ve memleket değerlerinin bir kıstası gibi düşünülürse kısaca çok şey anlaşılmış olur. Hüseyin Ağa oğlu Halit Bey, Kars garnizonuna bağlı olarak Rus üniformasıyla Osmanlı lehine elinden gelen ne varsa yapmıştır. Yöre halkını uyanık tutmak ve bu içerikte propaganda yapmasından tutun da, Osmanlılara gerekli bilgileri vermek bu faaliyetleri içinde daima yer almıştır. Ailesiyle kolayca görüşüp, onlara gerekli bilgileri de aktardığı kuvvetle muhtemel olan Hüseyin Ağa oğlu Halit Bey’i, bir kısımları için göze batan hareketleri sebebiyle Rus idaresine ihbar edilmiştir. Bu bilgileri günümüze kadar yazılı olarak gelmesine sebep olan başka bir Sarıkamışlı büyüğümüz ve ” Türk Ellerinde Hatıralarım” isimli kitabın yazarı da olan Asbuğa köyünden, rahmetli Fahrettin Erdoğan’ın evlerine girerek 5 bin adet altını çalan, yedi ermeni Rus yönetimi tarafından Kağızman’da yakalanıp ölüme mahkûm ediliyorlar. Bu yakalanma ve ölüme mahkûm edilmenin gerisinde Kağızman’da başkâtip olarak görev yapan Rum Yanilov’un etkisi tamdır. Çünkü hırsızların elindeki 5 bin adet altın ve diğer kıymetli şeylere kendisi el koymuştur. Olayın işitilmemesi ve yayılmaması gerekmektedir. “Türk ordusu Sarıkamış’tan Kars’a hareket ettiği zaman yörenin toparlanması için Kâzım Karabekir tarafından görev verilmiş olan Piroğlu Fahrettin(Erdoğan),Hüseyinzade Halil ve Abbas Beyler de o keşmekeşte halkı toparlamak, orta yerdeki yetim ve sahipsizleri ve savaşın fotoğrafı içindeki o sefaleti halletme işiyle canla başla uğraşıyorlardı. Bu vatansever kişilerin yanında görevli olan Yanilov isimli bir de Rum aza vardı. O günlere her hafta iki gün toplanarak neler yapılması gerektiğini kararlaştırıyorlardı. Bu toplantılara mutlaka Halit Bey’in geldiği de sık sık vaki olmuştur. Fahrettin Erdoğan’ın yazdığına göre bu Rum aza toplantılardan bazen önce bazen de sonra hasta olduğunu beyan ile izin alıp gidermiş. Hatta öyle ki bu Rum aza Fahrettin Bey, Halil, Abbas ve Halit Beyleri da iyi tanıdığı halde bizimkiler onu pek de tanımazlarmış. Neyse… Rum Yanilov, aynı zamanda Rus idaresi adına Kağızman’da başkâtip olarak görev yapıyormuş. Fahrettin Bey’in evlerine giren ermeni hırsızlar, Kağızman’da yakalanınca Yanilov hemen onları Kars’a sevk ettirip üzerlerinden altın, yüzük ne varsa el koymuş. Hatta parmağına geçirdiği kıymetli yüzüğü neden sonra Fahrettin Ben bu Rum azanın parmağında görünce çok şeyi fark etmiş ama neden sonra. Hırsızların üzerinden çıkan kıymetli eşyalara el koyan Yanilov “ Sarıkamış taarruzuna başlandığı vakit (3–5 Nisan 1918) “Hüseyin Ağa’nın oğlu Halit Bey’in Türk ordusunun önü sıra casusluk yaptığını bizzat gördüm” diyerek Kafkas Rus Orduları komutanı olan General Nikolai Baratov’a ispiyon etmiş. Bu sebeple ihbar edildiğinden bihaber olan Halit Bey, yakalanıp Kars hapishanesine sevk edilmiş. Dört ay sonra askeri mahkemece Fahrettin(Erdoğan) Bey’in evlerini soyan yedi Ermeni ile Osmanlılara casusluk yapan Halit Bey’in idam kararı çıkmış. Yanilov’un, öldürülmelerini kendi kurtuluşunun gereği sayarak gösterdiği gayret ile gider-ayak hapishanenin avlusunda Halit Bey idam edilmiş… *** “Sarıkamış’taki bir toplantı günü Halit Bey’in kardeşleri Abbas ve Halil Beyler o toplantıda Yanilov’u görünce hemen tanımışlardı. Yanilov derhal tutuklandı. Sabahleyin iki süngülü asker ile Kars hapishanesine gönderilirken Benliahmet köyü civarında bir köprü altına defi hacet yapacağını söyleyerek askerlerden kurtulup kaçmak istiyor. Mehmetçikler üç defa dur diyorlar; durmuyor. Bunun üzerine bir kurşunla orada öldürüyorlar. Böylece Halit Bey’e yaptığının cezasını geç kalmadan ödüyor.” Bu idam edilme olayının gerisinde Osmanlı tarafına verilen gözdağı eylemi var. Hırzıslık yapmış Ermenilerin idamı da buna kılıf olmuştur. Bakın Ermenileri de asıyoruz tarzında bir düşünce veya gayri iradi bir savunma şekli. Veya nasıl yorumlarsak yorumlayalım. Hüseyin Ağa oğlu Halit Bey, şehitlik mertebesine yolcu oluyor. Kabrinin Kars Kalesi veya yakınlarında olduğu rivayeti vardır. Bu olayın hemen akabinde geri çekilmekte olan Rus General Baratov “Kür köprüsünün virajını dönerken atılan iki bomba ile yanındaki zevatla birlikte” ölümden kıl payı kurtuluyor. Bu olayı başaran, deli fişek bir Çerkez olan astsubay Kazım (Kap) idi. Nasıl bir ilinti kurulur bilmem ama tarih kitapları olayları böyle yazınca, bize de sizlere hem aktarmak hem de tarihin talihini düşünmek kalıyor… Binlerce defa rahmet olsun Hüseyin Ağa oğlu Halit Bey’e… Hayırlı bir vatan evladı olmak manevi anlamda ağızlardaki dualarda nasıl da pelesenk oluyor değil mi? 1933 yılında Şehit edilen ve şehit edildiği yer hala “Halil Bey’in Köprüsü” olarak anılan diğer kardeşi Hüseyin Ağa oğlu Halil (Karakurt) Bey‘de başka bir yazımızın konusu olsun diyerek selamlar… | |||
| Selcuk Karakurt/Almanya 31/12/11 10:17 |
![]() | ||
|
Yeni yilda hepinize saglik huzur ve mutluluklar diliyorum.Yeni yilin dünya barisina ve insanlar arasi kardeslige vesile olmasi dilegiyle hepinizi sevgi ve saygiyle selamliyorum. | |||
| Kemal Yilmaz/ 30/12/11 09:27 |
![]() | ||
|
1914’te bir dram yaşandı. hem de böylesi ne görüldü ne de duyuldu. 22 aralık 1914’te başlayıp, 5 ocak 1915’te biten ve sadece iki hafta süren bir mağlubiyet dramı. tek bir kurşun atmadan ölen, 90 bin asker, 90 bin karanfil, 90 bin kardelen. kimine göre bir destan, kimine göre bir facia, kimine göre ise bir dram. her ne denirse densin, binlerce vatan evladının, vatanını kurtarmak için mantık sınırları dışında katlandığı büyük yolculuk. anadolu nüfusunun 12 milyon olduğu bir dönemde ve üstelik osmanlı'nın sağdan-soldan cephelere koştuğu bir zamanda, 90.000 türk askerinin, basiretsiz bir komutan sebebiyle boşuboşuna ölüme götürülmesidir sarıkamış. "turan fatihi" olma sevdasındaki enver paşa'nın, binlerce insanı dehşetli bir can pazarına taşımasıdır. üzerlerinde sadece yazlık askeri kıyafetleri olan, yol boyunca hastalık, açlık, soğuk gibi nedenlerle, hiç savaşamadan ölen 90.000 askerdir sarıkamış. yaşanmış bu olay aslında bir bozgundur fakat türk askerinin bozgunu değildir. enver paşa'nın gerçek bir komutan olamayışıdır. enver paşa'nın bozgunudur. niye? işte sebep: ittihat ve terakki’nin güçlü adamı ve sarayın damadı olan enver paşa, acemiydi ve üstelik alay, tümen, kolordu, ordu komutanlıkları yapmadan almanların desteğiyle başkomutan yapılmıştı. şehitler defnedilirken bir mehmetçiğin cebinden çıkan şiir arz eder sılayı divane gönül sılada zinnetli çamlar görünmez, nice nazlı gelin, sefil analar giyinmiş karalar, allar görünmez. seyreyledim dur dağı'nın taşını zalim avcı avlar keklik kuşunu lavu ümran, poyraz aşmış düşünü her gelen avcıya ağlar, görünmez. ezelden yazılmış, bu kara yazı zehirden acıdır düşmanın sözü felek bize mesken kurdu sıvazı laleli, sümbüllü bağlar görünmez. bülbül de ah çeker, güle de kalmaz sivas'ın çevresi askeri almaz, acemi askerler talimi bilmez karışmış, ağalar beğler görünmez. kamil'em der ben de tuttum bu destanı gider kalmaz bu dağların dumanı bizlere okundu seferberlik fermanı hani yeşil sancak, tuğlar görünmez bu da bir başka mehmetçiğin cebinden çıkan şiir balkanları kan bürüdü tepelerden kan yeridi kanlı dağlar, karlı dağlar süngüden ormanlı dağlar sen türkler'i öz bilirdin, düşmanlara geçit verdin, geçsin fakat, sen geçirdin, koca balkan, yüce balkan kan içinde yaka çalkan kaynak: www,samanyoluhaber.com | |||
| kerem kapu/Adapazarı/Sakarya 07/11/11 16:22 |
![]() | ||
| tüm devleri ailesinin kurban bayramı mübarek olsun | |||